Glutamin, glisin ve sistein aminoasitlerinden oluşan bir tripeptittir. Serbest radikallerin ve çeşitli toksik maddelerin zararsız hale edilmesinde görev alır. Yani bir antioksidandır.

Serbest radikaller yediğimiz yemekte, içtiğimiz suda, soluduğumuz havada bulunabilir. Kanser, Alzheimer, Parkinson, kalp ve damar hastalıkları gibi bir çok hastalık da serbest radikaller ile doğrudan bağlantılıdır. Serbest radikallerin en zararlısı vücudumuzdaki metabolik olaylar sonucu oluşan hidrojen peroksit ve yağlı besinlerin yüksek sıcaklıkta pişirilmesi sırasında oluşan lipit peroksitlerdir. Serbest radikaller çeşitli kimyasal reaksiyonlarla DNA’da hasara neden olarak hücre ölümüne neden olurlar.

Vücudunuzun glutatyon seviyesinin düşmesinin yaşlanma, kronik hastalıklarınız, enfeksiyon, stres gibi bir çok nedeni olabilir. Son yıllarda glutatyon terapisi ya da glutatyon tedavisi popüler olsa da, doğal yollarla antioksidan olarak alabileceğiniz bir çok gıda var.

Soğan, sarımsak, lahana, roka, brokoli, karnabahar, turp, şalgam, su teresi gibi sülfür içeren gıdalar glutatyon seviyesinin artışından direkt sorumludur. Kanser hastalarında sıklıkla sülfür içeren gıdalardan oluşan diyetler tavsiye edilir.

Deve dikeni, zerdeçal, balık ve diğer deniz ürünleri, sakatat, süzme peynir (whey proteini) gibi gıdalar da glutatyon artışı sağlar. C ve E vitamininin doğal yollarla alımı antioksidan etki gösterir. Takviye olarak alınan vitaminlerin etkinliği henüz hiç bir çalışma ile kanıtlanmamıştır.