Vücudu mikroplara karşı koruyan bağışıklık sistemimizin, tiroid hücrelerimize saldırdığı otoimmün bir hastalıktır. Vücudun kendi dokularına karşı savaş açtığı hastalıklara otoimmun hastalıklar deniyor. Hashimoto tiroiditinde, bağışıklık sistemi tiroid bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-tiroglobulin antikoru üretir. Başlangıçta tiroid hücreleri bağışıklık sistemi saldırısıyla parçalanırken kan dolaşımına sızan tiroid hormonları nedeniyle hipertiroidi bulguları görülebilir. Bağışıklık sistemi fazla sayıda tiroid hücresini yok etmeyi bitirdikten sonra hormon üretimi düştüğü için hipotiroidi kliniği baskın hale gelir. Yüksek anti-tg ve anti-tpo antikorundan başka, dengeli ve dikkatli beslenmeye rağmen kandaki kolesterol ve LDL’nin artışı da hastalığın habercilerindendir.

Genellikle (%95) kadınlarda görülür. Stres hastalığın etkenleri arasında birinci sırada. Tedavide kullanılan preparatlar eksilen tiroid hormonunu yerine koyup, hastalığın ortaya çıkardığı bulguların gerilemesine neden olur. Hormonal bir tedavi olduğu için mutlaka hekim gözetiminde olması önerilir.